AB'den Çin'e "Uygur Türkleri Yaptırımı"

Avrupa Birliği (AB) dışişleri bakanlarının 22.03.2021 tarihinde aldığı “Uygur azınlığına yönelik uygulamalardan dolayı Çin'e yaptırım uygulanması kararı almıştır. 24 Mart 2021 tarihinde bu karar değerlendirilmiştir.

İşgal altında olan Afganistan, Irak, Kuveyt, Libya ve Suriye’de milyonlarca insanın ölmesine, öldürülmesine, yurtlarını terk etmek zorunda bırakılmasına sessiz kalan AB’nin Uygur Türklerinin haklarını insan haklarına verdiği değer nedeniyle savunmadığı açıkça görülmektedir.

Çin yönetiminin geçmişte bölgede yaşan Uygur Türklerine yönelik yanlış uygulamalar yaptığı saptanmıştır. Ancak günümüzde yaşanan durum bu değildir.

Küresel şirketler batılı istihbarat örgütleri aracılığı diğer terör örgütleriyle de bağlantısı olan sözde Uygur Türklerini temsil ettiği öne sürülen bir terör örgütü kurulmasını sağlamış ve bölgede ayrılıkçı yasa dışı bir eylem başlatmışlardır. Bu girişim; Çin üzerinde uluslararası siyasi baskı oluşturmayı, Çin’in güçlü ekonomik ilişkiler kurduğu İran ve Türkiye ile kurduğu ikili ilişkileri bozmayı ve iç karışıklıklar çıkararak Çin devletinin ekonomik ve askeri gücüne zarar vermeyi hedeflemektedir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu gelişmeleri doğru değerlendirerek Uygur Türklerinin yanında yer almış ancak Uygur Türklerini temsil ettiklerini söyleyen batılı istihbarat örgütleriyle bağlantısı olan kişi ve kurumları ciddiye almamıştır.

Türkiye’nin güneydoğusunda yaratılmış olan PKK/YPG/PYD gibi terör örgütlerinin bir benzeri olan bu terör girişiminin Küresel Şirketlerin Çin’de konuşlanmış olan üretim üslerinin geleceğinin belirlenmesinde kullanılması da olasılıklar arasındadır. Çünkü ABD iç siyasetinde üretim yapan fabrikaların Çin’den ABD’ye taşınması konusunda büyük bir çatışma yaşanmaktadır. Yaratılan yapay terör örgütü her iki görüş tarafından da bu çatışmanın bir aygıtı olarak kullanılabilir.

Diğer taraftan Türkiye, Azerbaycan, İran, Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan, ve Kırgızistan’ı içine alan çok geniş bir coğrafyada milyonlarca Türk yaşamaktadır. Küresel şirketler ve batılı istihbarat örgütleri Rusya, Çin ve İran’ı çok rahatsız edebilecek yapay bir “Türk Baharı” yaratmaya çalışabilirler. Bu bölgelerde yetiştirdikleri Fethullahçı terör örgütü üyelerini bu amaç kullanmayı deneyebilirler. Bu coğrafyadaki tüm terör örgütü üyeleri önümüzdeki dönemde kasıtlı olarak “Türkçü, Turancı” sıfatlarıyla gündeme getirilebilirler.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti kendi çıkarlarını korumak ve soydaşlığın gereğini yerini getirmek için bu geniş coğrafyadaki tüm soydaşlarıyla kültürel, ekonomik ve askeri işbirliği yapacak ve ilişkilerini geliştirmeye devam edecektir. Ancak bu işbirliği küresel şirketlerin ve batılı istihbarat örgütlerinin kurguladığı ve istediği yönde olmayacaktır.

Bu gelişmeler ışığında tüm yurtseverlere düşen görev Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin çıkarlarının nasıl sağlanacağını saptamak için sağlıklı bir bakış açısına sahip olmaktır. Küresel şirketler ve istihbarat örgütlerinin etkisi altında kalmamak ve sağlıklı bir bakış açısına sahip olmak için yapılması gereken ilk iş Türklüğü, Türk Tarihini ve batının tarihini doğru kavramaktır.

Bilimsel Siyaset Kurultay "AB’DEN ÇİN’E “UYGUR TÜRKLERİ 2017-06-16 17:40:06 20